Anıl Kıral

Geek duygular ile bezenmiş, oyun sektörünün içinden bir proje yöneticisi


Kağıt üzerinde TI 2018 analizi

Dota 2’nin ve belki de eSpor sektörünün en büyük etkinliklerinden birisi olan The International turnuvası 20 Ağustos tarihinde başlıyor. Turnuvanın başlamasına bu kadar uzun bir süre olmasına rağmen şu anda resmi ödül havuzu 11.265.968 dolar yani yaklaşık 53 milyon TL. Bu rakam bana kalırsa 25 milyon doları geçecek. Kısacası toplamda 120 Milyon TL’lik, Dünya’nın en iyi 16 takımının yer aldığı bir turnuvayı izleyeceğiz bu sene.

Tabii ortada böyle büyük bir para ve yılların getirdiği Dota rekabet kültürü olunca takımlar ve oyuncular arasındaki gelişmelerde oldukça yakından takip ediliyor. Şu anda Virtus.pro, Liquid, Secret ve LGD davetli olarak TI’a doğrudan katılan takımlar arasında. Bu 4 takıma ilave edilecek bir 4 takım daha olacak. OG ve EG’deki son gelişmelerden sonra kimin davetiye alacağını söylemek çok zor. OG’nin kurucularından olan fly ve s4 bu TI’da EG kadrosunda olacak. Bu transfer ile yıllardır RTZ gibi bir oyuncuya sahip olmasına rağmen başarı elde edemeyen EG bu turnuvada büyük bir başarı gösterebilir. Fakat şu an ne dersek diyelim TI’dan bahsettiğimiz için bu konuşmaların hepsi kağıt üzerinde kalıyor maalesef.

Devamını oku

Bir MVP örneği olarak Propine

Propine’ın bir ürüne dönüşmesi aslında ilk başta düşünmediğimiz bir şeydi. Bu projeyi sadece farklı proje yönetim araçlarını, yazılım tarafında ise yeni teknolojiler denemek, data analizini daha derin bir şekilde tecrübe edebilmek için yola çıkmıştık. Fakat daha sonra bu kadar emek verdiğimiz bu “simülasyonu” gerçek bir ürün haline getirmeye karar verdik.

Öncelikle tüm projenin amacını belirlemekle başladık. Ne yapacağız, neler yapacağız ve kim için yapacağız. Bu soruların cevaplarını bulduktan sonra ürünün özelliklerinin bulunduğu bir listeyi çıkardık. İlk önce bir MVP ile çıkış yapmak istediğimiz için bu liste bize çok yardımcı oldu. Çünkü neyin kesinlikle olması gerektiğini, hangi özellikleri daha sonraki versiyonlara bırakabileceğimizi bu liste sayesinde çok net bir şekilde görebildik. Üzerinde karar alıp, konuştuktan sonra MVP’de olması gereken özellikleri net bir şekilde belirledik ve buna uygun olarak tasarım sürecine girdik. Hem ilk tasarımımız sadece MVP özelliklerini kapsayacağı için hem de minimal bir proje olarak tasarladığımız için tasarımda çok fazla karışıklığa gitmeden olabildiğince net, sade ve çalışacak bir tasarım çıkarmak istedik.

Devamını oku

Hey! Douglas – %100 Anadolu

Zamanın güzel hip hop sanatçısı, şimdilerin sağlam DJ’lerinden biri olma yolunda ilerliyor. Sanıyorum dinleyip de beğenmeyen bir kişi bile yoktur. Mode XL grubundan tanıdığımız, son senelerde Hey! Douglas, Bodozlama gibi projelere imza atmış, Türkiye’nin belki de kendi alanında en başarılı isimlerinden birisi. Bu sefer de karşımıza %100 Anadolu setiyle çıkıyor. Tüm setlerinde olduğu gibi bu sette loop’a alınıp arkada saatlerce çalsa sıkılmayacağınız türden olmuş.

Gezi direnişi zamanında yaptığı çok güzel bir hareket vardı kendisinin. Sırf ismi duyulmasın, Gezi’nin önüne geçmesin, bunun kişisel değil grupsal bir hareket olduğu anlatılsın diye emek verip yaptığı o güzel remix’i Veyasin adı ile değil, çapulcu adı ile çıkarmıştı. Küçük gibi gözükse de çok büyük bir hareket bence bu bir sanatçı için. Bunun yanında e madem ismi bilinmiyor, bu kişinin Veyasin olduğunu nereden biliyorsun diye soracak olursanız da o da aslında Veyasin’in başarısının bir sırrı. O kadar tarzını ve müziğini oturttu ki, bir yerde bu adamın müziğini dinlediğiniz zaman kolay bir şekilde bu müziği yapsa yapsa Veyasin yapar diyebiliyorsunuz.

Devamını oku

Jira’yı neden tercih ettik?

Jira ile ilgili uzun zamandır bir yazı yazmak istiyordum. Fakat Jira gibi kompleks bir platform için yazının oldukça uzun olacağını düşünüyordum, bu kadar uzun bir boş zamanım olmadığı için de yazıyı sürekli erteliyordum. Daha sonra aynı Jira’da olduğu gibi, yazıyı da belirli bölümlere bölüp kısa kısa belirli özellikler üzerinde yoğunlaşarak yazmaya karar verdim. Böyle bir yazı dizisinin de ilk yazısı olarak “Neden Jira’yı kullanmalıyız?” konusunu ele almak istedim.

Bir proje yöneticisinin en başta sahip olması gereken yeteneklerinden birisi proje yönetim araçlarını kullanmayı bilmesidir bana göre. Ben bu araçların en iyi ya da en kötü diye sınıflandırılmasına karşıyım. Bu araçları genellikle ekibinize ve projelerinize uygun mu değil mi diye sınıflandırmanız gerekiyor. Bu yüzden de ne kadar çok tool bilirseniz, hangi toolu kullanmanız gerektiği ile ilgili daha sağlıklı karar verebiliyorsunuz. Kısacası çok büyük bir projenizi ekibiniz uygun ise Trello veya Basecamp ile bile yürütebilirsiniz. Aynı şekilde bazen kısa süreli ve az özellikli projelerinizi basit yönetim araçları ile yönetemezken Jira ile daha efektif bir şekilde yönetebiliyorsunuz.

Devamını oku

ESL One Genting 2018

Bu haftasonu Dota 2 turnuvalarından birisi olan ESL One Genting ile geçti. Uzun zaman sonra izleyenleri oldukça heyecanlandıran, güzel eşleşmeler ve güzel maçlarla dolu bir turnuva oldu. Bir Liquid taraftarı olarak her ne kadar Newbee’nin şampiyon olmasına üzülsem de, turnuvanın geneline bakıldığında tüm izleyiciler için oldukça güzeldi her şey.

Her şeyden önce, turnuvanın en sevindiren haberlerinden birisi Secret’ın durumu oldu. Puppey’nin kaptanlığında Secret geri döndü diyebiliriz. Yapzor, Fata ve Midone’lı kadrosuyla TI’da bile çok büyük işler yapacak gibi duruyorlar. Midone’ın oyun mantığını ve takıma uyumluluğunda her zaman sıkıntı olduğunu düşünsem de bu turnuvada kendisi güzel oyunlar ortaya çıkardı. Secret’tan daha büyük bir geri dönüş için ise benim için Navi takımında oldu. CIS Qualifier’dan gelen Navi, ilk turda EG’yi eledikten sonra Liquid’e elendi. Liquid’e elenmesi gayet normal fakat EG’yi geçebilmeleri benim için süpriz oldu. Gerçi bu geçişe EG, Losers Final’de 2-0’lık ve üstün bir oyun ile cevap verse de, yine de Navi’nin EG’yi ve Mineski’yi yenebilmesi eski Dota severleri oldukça sevindiren bir gelişme oldu.

Devamını oku

Base 42: Türkiye’nin geek imtihanı

Kısa süre önce Youtube üzerinde Base 42 adında çok güzel bir kanal keşfettim. Kanal yeni olsa da, Türkiye’deki geek kültürüyle -az çok da olsa böyle bir kültür var, evet- biraz olsun ilginiz varsa kanaldaki yüzler ve isimler size hiç yabancı gelmeyecektir. Uzun süredir takip ettiğim Boğaç Soydemir ve Berk Sevgi de bu kanalın içerisinde yer alıyor.

Türkiye’de geek kültürünü paylaşan çok az sayıda kişi ve platform var. Bunların başını bana göre GeekYapar çekiyor tabii ki. Gerek senelerdir yazdıkları yazılar ile gerek YouTube kanalları ile bu kültürü yaşatmaya çalışan yegane içerik üreticilerden birisiydi. Eğlenceli ortamı ve az kişi olmasından mütevellit herkesin birbirini tanımasıyla yıllardır paylaşımlı bir ortam içerisinde içerik üretmeye devam ediyorlar.

Devamını oku

Şeytan tasviri: Frank Underwood

Uzun zaman önce House of Cards dizisini keşfettim. Diziyi bir çok kişi önermesine rağmen başlarda izlememe taraftarıydım. Fakat baskılara dayanamayıp izlemeye başladım. Peki beğendin mi diye soracak olursanız şöyle söyleyeyim, şu anda diziyi 3. kez bitiriyorum ve hala ilk günkü zevki alarak izleyebiliyorum. Benim için dizilerde, filmlere nazaran oyunculuklardan ziyade senaryo çok daha önemli. Bu yönüyle de House of Cards bir çok diziye fark atmış durumda.

Sadece senaryo olarak da değil, oyuncu kadrosu ve yönetmenleriyle de bir çok diziden çok daha kaliteli. Bu oyuncuların başında tabiki Kevin Spacey ve Robin Wright geliyor. Kevin Spacey’nin ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu anlamak için YouTube üzerinden belli başlı sahnelerini izlemeniz bile yeterli olacaktır. Belirli zamanlarda kameraya dönerek seyirciyle konuşması gerçekten dizinin izlenebilirliğini oldukça arttırıyor. Bu sahneler bana kalırsa tehlikeli sahneler çünkü sizi dizinin kurgusundan uzaklaştırabilecek sahneler fakat Kevin Spacey ve senaryo bunu öyle bir şekilde kurguluyor ki dizinin kurgu değil de gerçeklikten ibaret olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz.

Devamını oku

1 2 3 4 5