Sektör· Kültür· Oyun· Hakkımda


08 Şubat 2019·Oyuncu Sohbetleri

Oyuncu sohbetleri: Furkan ‘Scyther’ Gerçek

Bir süredir aklımda olan küçük bir projeyi hayata geçirmenin heyecanıyla yazıyorum bu yazıyı. Uzun süredir sadece oyunlar ile ilgili konuşuyoruz fakat oyunları asıl oyun yapanları, yani oyuncuları neredeyse hiç konuşmuyoruz. Bu yüzden artık blogumda belirli aralıklarla kendi oyunlarında en iyi olarak anılan oyuncular ile sohbet ederek onlara yer vermek istiyorum. Bu sohbetlere de Dota 2 oyununun Türkiye’deki en iyi oyunculardan olan Furkan ile başlıyoruz.

Selamlar öncelikle, klişe olacak ama olmazsa olmaz sorulardan. Bize kendinden bahseder misin? Kimdir Scyther?

Selamlar, ben Furkan ama gerçek hayatta da insanlar beni Scyther diye çağırır oldu son zamanlarda. 1997 doğumlu ve Ankaralıyım. Yıldız Teknik Üniversitesi 4. sınıf bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim. Competitive oyunların yanı sıra Indie oyunları çok severim, anime izlerim. Yakın zamanda piyano ve çizime merak sardım. Her türlü internet meme’ini takip ederim.

Oyun hayatına nasıl başladın? İlk oynadığın oyunlar nelerdi ve oyun dünyasına seni çeken ne oldu?

Atari ve PS 1 ile güzel zamanlar geçirdim. Ama benim için en eğlenceli zamanlar 2000’li yıllarda aldığımız masaüstü bilgisayar ile başladı. Çocukluğumda oynadığım oyunları saymaya kalkarsam sayfalar sürer, o yüzden en çok vakit geçirdiklerimi söyleyecek olursam; Unreal Tournament, Quake, CS, Heroes Might&Magic III, Warcraft, Knight Online diyebilirim.

Başta oyunlar basit eğlence ile bağlasa da, içerisindeki rekabetçi ortamı keşfettikten sonra kolay kolay vazgeçemiyorsunuz.Şahsen beğendiğim oyunlarda iyi düzeye gelmeden bırakmam. Özellikle hikayesi ve sanatıyla büyüleyen oyunlar favorimdir. Kitap okumam, ama bu oyunları sabahlara kadar oynarım.

Favori oyunların nelerdir? Dota’yı biliyoruz fakat Scyther başka ne oynar? Oynadığın oyunlarda genelde nelere dikkat ediyorsun?

Genelde Indie oyunlar. Birinci sıramda Hollow Knight var. Aslında biraz Dota gibi, dışarıya kapanık ve eğlenmeye başlamak için belli bir emek istiyor. O emeği verip oyuna baktığınızda ne kadar kusursuz olduğunu görüyorsunuz. Sonrasında da OneShot ve Celeste gibi duyguyu ve düşünceyi çok iyi işleyen oyunlar gelir. Oynadığım oyunlarda ilk dikkat ettiğim unsurlar müzikler ve sanat, sonrasında hikaye, immersion ve mekanikler. Valla kolay kolay oyun beğenmem haberiniz olsun.

Gelelim asıl konuya. Türkiye’nin en başarılı Defense of the Ancients oyuncularından birisisin. Bu oyun ile tanışman nasıl oldu ve bugüne nasıl geldin?

Benden 7 yaş büyük bir abim var, oyunların çoğuna ondan özenerek başlamıştım. O zamanlar Dota, Warcraft 3’ün bir custom mapiydi ve ben diğer maplere daha ilgiliydim. Dota 2 çıktığında Dota’yı daha ciddiye alarak oynamaya başladım ve kısa sürede kendimi ileri seviyeye getirdim. Nasıl getirdiğime gelirsek, küçüklüğümden beri oyun oynadığım için temelde oyunlara karşı yeteneğim var, bunun üzerine koyulan ciddi bir emek illaki karşılığını veriyor.

Sence oyunun şu anki durumu nasıl? Topluluk, mekanikler, oyunun gelişimi… Her yönüyle oyun hakkında ne düşünüyorsun?

Dota 2, bir oyunun sahip olması gereken her şeye sahip. Grafikleri, ses mühendisliği, kompleks mekanikleri, hero tasarımları, stratejik varyasyonları, sağlam client ve altyapısı, oyunun dengesinden ve yapımından sorumlu başımızda Icefrog gibi bir dahinin bulunması… Gerçekten bazen insanların oynadığı oyunun ne kadar mükemmel olduğunun farkına varması gerektiğini düşünüyorum.

Oyun her ne kadar güzel olsa da Valve, biraz daha doğru yaklaşımlar sergileyebilir tabiki. Öncelikle reklamını ve yeni oyuncuların oyuna başlamasını kolaylaştıracak rehberleri düzenlemeli. Toplulukla daha iyi bir iletişim kurmalı. Ama Valve zaten bunları genel olarak yapmayan bir firma olduğu için alıştık denilebilir. Bu durum da community’nin birbirine daha sıkı sıkıya bağlı olmasını gerektiriyor.

Peki Dota’nın geleceği ne olacak sence? Espor’u espor yapan oyunlardan birisi. Günümüzde ve gelecekte Dota’nın espor dünyasında yeri ne olacak sence?

Geçen sene üniversitede espor hakkında bir sunum yapmıştım ve Dota’nın nasıl espordaki dengeleri değiştirdiğine değinmiştim. The International, hiç beklenmedik 1 Milyon dolarlık ödül havuzuyla Dota’nın gümbür gümbür gelişininin habercisiydi ve öyle oldu. The International her sene espor rekorlarını kırıyor.

Başımızda Icefrog gibi bir oyun tasarımcısı olduğu sürece mekaniksel açıdan Dota’nın sıkıcılaşacağını veya öleceğini zannetmiyorum. Valve de çizgisini bozmadığı sürece gelecekte Dota, espor’un merkezi olmaya devam edecektir.

Diyelim ki Icefrog sensin. Dota’da neyi değiştirmek isterdin ve bunu neden yapardın? Dota son 1 senedir neredeyse hiç eleştirilmediği kadar eleştiriliyor. Bunun sebebini neye bağlardın ve nasıl çözerdin?

Eleştirilerin çoğu yersiz. Ufak şeylere çok takılmamak lazım, moba türünde en dengeli oyun şuanda Dota. TI’da heroların 95% pick rate’i olduğunu görüyoruz her sene.

Bir günlüğüne Icefrog olsaydım Aquila’yı geri getirir, Radiant’ı nerfler, Dark Willow’u bufflar ve Broodmother’ı oyundan kaldırırdım.

Dota’dan sonra şöyle genel olarak bir espor konusuna da girelim isterim. Sence espor nereye gidiyor? Dünya’da esporun şu anki durumu sence nasıl, gelecekte nasıl göreceğiz bu sektörü?

Valla espor ciddi anlamda bizim neslimiz ile başladı denilebilir. Şu anki durumu her ne kadar büyük olsa da bundan 20-30 yıl sonra, yani bir jenerasyon sonrası tüm Dünya’yı etkisi altına alacağını düşünüyorum. Sektör çok yönlü genişleyebilir bir durumda. Mesela ileride Virtual Reality ile hem izleyici olarak hem sporcu olarak çok farklı olanakların olacağını düşünüyorum. Bu nedenle espor sadece oyunlarla sınırlı olmayacak, dijital ortamda gerçekleştirilen her türlü rekabetçi ortamı kapsamı altına alacak.

Peki Türkiye? Bir çok gelişmeyi geriden takip eden bir ülke olduğumuz gibi sanki esporu da biraz geriden takip ediyoruz. Sen ne düşünüyorsun? Türkiye’de espor ne durumda ve gelecekte nasıl olacak?

Aslında Türkiye’de espor sanıldığı kadar kötü değil. Ciddi bir Twitch izleyici sayımız var, League of Legends alanında sağlam işler yapılıyor, futbol kulüpleri işin içine girmeye başladı, espor organizasyonu kuruldu, arenası inşa edildi, internet altyapısı için muhtar adayları bile sürekli esporu geliştireceğiz, fiber bağlayacağız diye bağırıyor. Aslında güzel şeyler olacak gibi. Ama biraz elimizi taşın altına koyarsak daha hızlı olur, keşke bunlar yaşansa ve espor sadece League of Legends’tan ibaret olmasa.

Bir yandan da aktif bir Twitch yayıncısısın. Yayınlar nasıl gidiyor? Neden ve nasıl yayın yapmaya başladığını da kısa bir şekilde bize anlatabilir misin?

Önce Youtube, sonra Facebook’ta içerik yöneticisi olarak başladığım medya serüvenine sonunda bir bilgisayar toplayarak ve düzgün bir internete sahip olarak Twitch’te devam ettim. Beni önceki platformlardan tanıyan insanlar yayın yapmamı istiyordu zaten. 1.5 yıldır yayın yapmaktayım. Şimdiye kadar memnunuz.

Yayıncılıkta seni en çok yoran ve yayın yaparken seni en çok mutlu eden şeyler neler?

Tabiki okul ve oynadığım Dota seviyesinin baskısı altında yayın yapmak zorlayıcı oluyor. Yayınlara ciddi bir emek harcadığımı düşünüyorum ve bu emeğimin karşılığında maddi ve manevi destekte bulunan insanlar bana çok yardımcı oluyorlar. Beni en çok mutlu eden şey, yayınımı izleyen kişilere bir şeyler öğretebilmem, eğlenceli zaman geçirtebilmem veya güzel anları birlikte yaşayabildiğimiz bir topluluğumun olması.

Oyun dünyasının emektar oyuncularından birisin. Şu anda genç olup sizleri takip eden, sizler gibi oyuncu olmak isteyen çok fazla genç oyuncu var. Ne yapsınlar? Onlara tavsiyen ne olur? Nasıl bir oyuncu olmalılar?

Kendimden örnek verirsem, çok oyun oynamama ailemden laf gelmesin diye ödevlerimi hep seriden yapar, derslerime okulda çalışır ve notlarımı yüksek tutardım. Bunu tabiki bir baskı altında değil de, kendinize sorumluluk olarak yerine getirirseniz işlerin yolunda olacağını düşünüyorum. Oyun oynamak sizi veya çevrenizdekileri strese sokmamalı.

Eğer Dota’da gelişmek istiyorsanız ciddi bir emek harcamalı, çok okumalı, çok izlemelisiniz. Egonuzu düşük, gözünüzü yüksekte tutun. İnsanların tavsiyelerini dinleyin ve bir yere ulaşmak için acele etmeyin. Bahanelerden uzak durup eksiklerinizin üzerine gidin. Ha bir de, İngilizce’nizi geliştirin.

Kişisel olarak çok merak ettiğim bir konu var. Nasıl bu kadar güleryüzlü, oyun içerisinde sürekli pozitif olabilen oyuncu olabiliyorsun? Dota gibi topluluğunun neredeyse %90’ını kızgın, toxic dediğimiz oyuncuların oluşturduğu bir topluluk içerisinde bu kadar mutlu ve sakin kalmayı nasıl başarıyorsun?

Olaylara daha büyük açıdan ve farklı perspektiflerden bakmak yeterli oluyor çoğu zaman. Sinirlenmenin hiçbir şeyi değiştirmeyeceği gerçeği, arada bir böyle insanların denk gelme olasılığı ve biraz klişe olacak ama değişime kendimizden başlamamız gerektiği. Oyuncular monitörlerin ardında gerçek insanların olduğunun biraz daha farkına varırsa ve kendi davranışlarına dikkat ederse daha duyarlı oyunlar oynarız. Fazla ütopik oldu gibi ama ben şahsen sinirlerimi geride bırakıp iyi bir şekilde Dotama bakıyorum. İnsanlardan ziyade herolara fokusluyorum.

Bir başka klişe soru daha. Scyther gelecekte ne yapmayı düşünüyor? Seni The International’da gururla izleyebilecek miyiz bir gün? Bir espor takımı ile görüşüyor musun ya da görüşmek planlarının arasında var mı?

Tabiki içimde her zaman bir espor hayali var, bu konuda çalışıyorum ama birileri tarafından farkedilmedikçe veya desteklenmedikçe bu hayal yavaşça elini realizme bırakıyor. Bu nedenle okulumu da okuyorum, eğer bu 1-2 sene içerisinde Dota’da bir şeyler başaramazsam kendi mesleğime yönelip casual bir gamer olurum diye düşünüyorum. VR set almayı aşırı istiyorum, ama bi yandan da teknoloji daha da gelişsin diye bekliyorum.

Oyun sektörü hakkında ne düşünüyorsun? Senin de bildiğin gibi bir Battle Royale sevdası almış gidiyor. Sence gelecek oyun tipleri nasıl olacak? Battle Royale’in de bir gün elbet biteceğini biliyoruz. Sırada ne tarz oyunlar var sence?

Battle Royale güzel bir tema. Son çıkan Apex Legends’e biraz göz gezdirdim, çok güzel işlemişler. Sırada ne gelir bilemem, sektör bi anda patlıyor genelde. Fakat mobil oyunlar ve Co-Op oyunlarda bi eksiklik görüyorum.

Bir de oyun geliştiricileri var tabii ki. Bir oyuncu olarak, oyun geliştiren şirketler sence nasıl olmalı? Community ile oldukça içli dışlı olan şirketleri de var, oyuncuyla hiç bir temas kurmayan içine kapanık şirketler de. Sence bir oyun şirketi nasıl olmalı?

Bence oyuncuyla sağlıklı bir iletişimi olan şirketler bir adım öndedir. Çok içli dışlı olmaya da gerek yok tabi. Ortası.

Son olarak bu alanı sana bırakmak istiyorum. Söylemek istediğin, kendini özgürce ifade edebildiğin bir alan olsun burası. Seni okuyacaklara, sevenlere ve oyunculara söylemek istediğin ne varsa buradan seslenebilirsin.

Subscribe to Pewdiepie!


Yazının başında da dediğim gibi Furkan Türkiye’de Dota topluluğunda görebileceğiniz en yetenekli ve en karakterli oyunculardan birisi. Twitch üzerinden kendisini izlemek, oyundan anlamasanız bile muhabbetini dinleyebilmek çok güzel bir deneyim. Böyle bir serinin ilk sohbetini kendi idol oyuncularımdan birisi olan Furkan ile yapabildiğim için çok mutluyum. Umarım Türkiye ve Dünya’da Furkan gibi oyuncular daha çoğalır ve competitive oyunlarda toxic olan, etrafa saldıran insanlar yerine eğlenceli, güler yüzlü ve bir o kadar da yetenekli oyunları izleme şansını bize sunarlar.

Etiket: ·····