Sektör· Kültür· Oyun· Hakkımda


29 Ocak 2019·Oyun İncelemesi

Bu sefer olmuş: Marvel’s Spider-Man

3.3 milyon satışa sahip olan, Sony‘e toplamda 198 milyon dolarlık gelir sağlayan Marvel’s Spider-Man bu rekor satışı ve geliri gerçekten hak ediyor mu? Uzun süredir beklediğim bu oyunu sonunda bitirebildim ve bu sorunun cevabını sizlerle paylaşmak istedim. İçerisinde bol spoiler barındıracağını -oyundan ve filmlerden- belirterek sizinle bir an önce bu oyun hakkındaki fikirlerimi paylaşmak istiyorum.

Oynanış

Hikayeyi uzun uzun konuşmadan önce oyunun oynanışına, mekaniklerine bir göz atalım. Öncelikle belirtmeliyim ki bu tarz hikayesine güvendiğim oyunları genelde orta seviye zorlukta oynuyorum. Hikayenin ilerleyişini kaçırmamak ve oyundan daha çok zevk alabilmek için oyunu rekabete dökmeden, rahat bir şekilde ilerlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden eğer siz de bu tür hikaye oyunlarını beğeniyor ve hikayeyi derinlemesine, güzel bir deneyim ile yaşamak istiyorsanız kesinlikle bu şekilde devam etmenizi öneririm.

Marvel’s Spider-Man oldukça güzel mekaniklere sahip bir oyun. Belirli bir süre sonra, oyuna alıştığınız zaman dövüş hareketlerini düşünerek ve istediğiniz komboları yapacak şekilde basmaya başlıyorsunuz. Bu da oyundan aldığınız zevki oldukça arttırıyor. Spider-man oyunlarında en çok eleştirilen kısım her zaman ağ atarak şehirde gezdiğimiz bölümler oluyordu. Bu oyunda Sony, bu mekaniği gerçekten başarılı bir şekilde yapmış. Ağ atmanız, ağ kontrolü ve ağ sonrasındaki animasyonlar bir Spider-man filmini aratmayacak kadar güzel. Hikayeyi bitirdikten sonra ya da hikaye aralarında bir şehir turuna çıkarsanız kendinizi uzun zaman boyunca sadece şehirde turlamaya  kaptırabiliyorsunuz. Ben şu ana kadar olan Spider-man oyunlarında bu yönden hiç tatmin yaşamamış birisi olarak bu oyunda gerçek bir Spider-man deneyimleyebildim diyebilirim.

Dövüş mekanikleriyle ilgili olarak çok büyük bir parantez açmak istiyorum. Eğer ki Batman: Arkham Knight oynayanınız varsa bu oyun size hep bir yerlerden tanıdık gelecek. Çünkü bildiğiniz Batman’deki dövüş mekaniğinin neredeyse aynısını burada görüyorsunuz. Hatta Batman konusu açılmışken, oyunun bir çok özelliği Arkham Knight ile oldukça benzer. Gadget seçme paneli bile neredeyse birebir. Bu konuda Sony’e kızabilir miyiz? Tabii ki daha özgün olmaları gerektiğini düşünsem bile çalışan ve oyuncuların alışık olduğu bir sistemi tamamen göz ardı etmek çok yanlış bir karar olurdu. Çünkü Arkham Knight oynayan kitle ile bu oyunu oynayan kitle arasında pek fark bulunmadığını düşünüyorum. Bu da oyunun Arkham Knight’taki bir çok mekaniğe benzemesini biraz açıklıyor gibi.

Bunun dışında verdiğiniz ve aldığınız zararlar oldukça iyi hesaplanmış. Bu oran orantı oyunu oynama zorluğunuza göre değişiyor fakat aralarındaki oran, düşmanları öldürmek için yaptığınız ataklar her zaman düzgün bir oranda devam ediyor. Kısacası karşınıza çıkanları çok kolay öldürebilirken siz ölümsüz olmuyorsunuz. Gerçek bir Spider-man filminde olduğu gibi düşmanlara göre daha dayanıklısınız fakat her düşmanı öldürmek de o kadar kolay değil.

Bu mekaniklerin yanında oyun içerisindeki bir kaç özelliğe bakalım. Gadgetlarınız yani Spider-man olarak kullanabileceğiniz cihazlarınız, farklı Spider-man giysileriniz ve karakterinizi geliştirebileceğiniz yetenekler bulunuyor. Bu özellikleri geliştirmek için, oyun içerisinde ilerledikçe kazanacağınız XP, skill point ya da research point gibi değişkenler var. Özellikle research pointler sizi sürekli yan görevleri yapmaya zorluyor. Bu da oldukça mantıklı ve güzel işleyen bir sistem olmuş. Yan görev yaparken boşa yapmadığınızı, hikayenin hala devam ettiğini hissedebiliyorsunuz.

Oynanış başlığı altında son olarak bir de yan görevler konusu var. Görevler diğer tüm oyunlardaki yan görevlere göre oldukça eğlenceli. Bir görev yapmaya giderken bile gözünüz aniden yan görevlere kayabiliyor ve yan görevler de size güzel bir eğlence verdiği için bu görevlerden hiç kaçmıyorsunuz. Özellikle tüm oyunca peşinizi bırakmayacak olan çanta toplama ve şehrin fotoğraflarını çekme bölümleri size oyunun başından sonuna kadar devam ediyor. Ben yan görevlerin bir süre sonra kendini tekrar etmesini oldukça sıkıcı buluyorum. Bu şu ana kadar oynadığım her oyunda neredeyse var. Fakat Spider-man’de mekanikler ve hikaye o kadar güzel kurgulanmış ki, diğer oyunlara göre bu görevlerden sıkılma olasılığınız biraz daha düşük.

Hikaye

Gelelim hikayeye. Oyun bir çok Spider-man filminden daha başarılı bir hikayeye sahip. Tüm evrendeki karakterleri gördüğünüz bir oyun yapmaya çalışmışlar. Öyle ki çocukluğumuzda en büyük Spider-man düşmanı bellediğimiz King Pin’den, Dr. Otto’ya kadar herkes bu filmde mevcut. Rhino ve Scorpion’a karşı aynı anda savaşmak oyundaki en zevk aldığım bölümlerden birisiydi diyebilirim. Bu kahramanların ortaya çıkışı ve üzerinize saldırması oldukça güzel bir hikaye kurgusuna oturtulmuş. Derinlemesine bakmadıkça hikaye üzerinde sizi rahatsız eden bir şey bulmanız zor.

Bunun yanında bir de iyi karakterler bize eşlik ediyor tabii. May Hala‘dan Marry Jane Watson‘a kadar herkesi görüyoruz hikaye içerisinde. Hatta bazı bölümlerde MJ olarak oynayabiliyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse bu bölümler biraz can sıkıcı olabiliyor. Çünkü sizi tüm Spider-man oynayışından uzak bir oynayış bekliyor bu bölümlerde. Fakat hikaye başarılı bir şekilde yazıldığı için bu can sıkıntısına sesini çıkaran oyuncu pek fazla yok.

Filmin en kritik karakterlerinden birisi ise, son Spider-man filmi olan Spider-Man: Into the Spider-Verse filminden tanıdığımız Miles Morales. Eğer bu filmi izlediyseniz Miles Morales’i gördüğünüz anda heyecanlanacağınıza eminim. Babası ve annesiyle olan ilişkisi, kendi kişiliği aynı filmde kafamızda tasarladığımız gibi. Hikaye Miles Morales’i gerçeklikten pek uzaklaştırmamış. Zaten oyunun en sonunda da Miles Morales bir örümcek adama dönüşüyor. Filmi izleyenler için her ne kadar şaşırtıcı bir sahne olmasa da oyun sonundaki Peter Parker ile arasındaki diyalog ya da Spider-man olma süreci oldukça dikkat çekici. Hikayenin neden cesur olduğuna gelecek olursak; senelerdir öldürülmeyen, hep kurtarılan May Hala’nın mezarını, oyun sonunda Ben Amca’nın mezarının yanında görüyoruz. May Hala’yı öldürebilecek kadar cesur olan bu senaryo bu kararında da oldukça başarılı. Çünkü ölüm sahnesinin hikayesi bile o kadar güzel kurgulanmış ve bize yansıtılmış ki, duygusallıktan filmin bu sahnelerinde pimi çekilmiş bir bombaya dönüşüyorsunuz, hikaye size ne verse beğenecek durumdasınız ki buna rağmen senaryonun kalitesini hiç bir zaman bozmamaya, abartıya kaçmamaya özen gösterilmiş.

Oyundaki asıl kötü karakterimiz Martin Li ve Otto Octavius. Dr. Otto, filmlerden de hatırlayacağınız gibi Peter Parker’a yakın ancak Spider-man’e uzak karakterlerden birisi. Burada hikaye gerçek Spider-man hikayesinden biraz uzaklaşmaya başlıyor. Gençliğinde Otto ile ortak olan belediye başkanı bir Osborn görüyoruz. Tüm hikaye aslında bu üçlü arasında kurgulanmış. Fakat sonlara doğru ortaya çıkan Rhino, Scorpion, Electro gibi karakterler ve oyunun başında King Pin’i görmemiz oyunun karakter genişliğini oldukça arttırmış.

Son olarak oyunun başından sonuna kadar bize eşlik eden Yuri karakteri mevcut. Kendisi polis departmanında çalışan ve aramızın en iyi olduğu karakterlerden birisi. Oyunun görevlerini alma sırasında ve görevleri yaparken sürekli Yuri ile iletişim halinde oluyoruz. Kendisi zaman zaman polis departmanına kafa tutabilecek kadar anarşist birisi. Bu yüzden de aslında Spider-man ile oldukça güzel bir ikili oluyor tüm oyun boyunca.

Karakterleri az çok anladığımıza göre gelelim ana hikayeye. Otto ve Osborn ortaklığında üretilen bir ilaç, Martin Li’nin çocukluğuna uygulanıyor. İlacın beklenmedik etkisiyle Martin Li yanlışlıkla yanıbaşında duran annesini öldürüyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bu dakikadan sonra Martin Li hayatını intikam almaya adayan bir çete lideri haline geliyor. İlacın verdiği güç ile de bu işin hakkını oldukça veriyor gibi. Bu çeteyi durdurmaya çalışırken bir yandan Otto ve Norman’ın da yanındaki 4 büyük kötü karakter ile hikayeye dahil olması ve hikaye içerisindeki karışık ilişkiler, oyunun hikayesinin tam olarak oluşmasını sağlıyor.

Marvel’s Spider-Man’i ve bizi neler bekliyor?

Oyun PC platformuna çıkacak mı bilmiyorum fakat ben çıkmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Özellikle PC platformunda artık hikaye temalı oyun neredeyse kalmadı, tüm oyunları Sony, Playstation tekeline toplamaya başlıyor. Tabii ki çıksın demekle oyun çıkmıyor, bir süreç ve büyük maliyetler söz konusu fakat GTA 5 gibi Playstation’dan başka platformda oynaması senelerdir tartışılan bir oyun bile PC’de kendine göre güzel bir başarı kazanmışken bu oyunun başarısız olma ihtimalini oldukça düşük görüyorum. Şu an Playstation dünyasında Red Dead Redemption, Hitman gibi oyunlarla çıkış tarihi aynı olmasına rağmen bu kadar satış yapabildiyse, PC platformunda tekel olduğunda ne denli bir satış yapacak ve gelir üretebilecek oldukça merak ediyorum.

Oyunu bitirmeye yakın gelecek oyunların geleceğine göz kırpan birden fazla sahne bulunuyor. Harry Osborn’un hikayesi, Miles Morales’in Spider-man olması ve Otto’nun hapishanedeki son sinirli bakışı aslında 3 yeni oyun hikayesini şimdiden hazırlamış. Ve Marvel’s Spider-Man’de hikaye o kadar güzel kurgulanmış ki bu 3 yeni oyun hikayesinin de güçlü olacağından hiç birimizin şüphesi yok. Çünkü oldukça güzel bir altyapı ile bu karakterler Marvel’s Spider-Man’de hali hazırda doldurulmuş ve bizlere tanıtılmış durumdalar.