Anıl Kıral

Geek duygular ile bezenmiş, yazılım sektörünün içinden bir proje yöneticisi


Siz sadece spin-off yapın

Han Solo’nun hikayesini izleyeceğimiz geçen sene resmi olarak duyurulmuştu. Bu haber bir çok Star Wars hayranını heyecanlandırırken, bir kısmını da oldukça korkuttu aslında. Çünkü Han Solo, Star Wars gezeginindeki en renkli, en güzel yazılmış karakterlerden birisi. Hatta hikayedeki ağırlığını bir tarafa bırakırsak –ki aslında oldukça önemli bir yere sahip– Darth Vader kadar isimleşmiş bir kahraman diyebiliriz. Bu yüzden de Han Solo gibi bir isime spin-off filmi çekmek bana kalırsa oldukça büyük bir kumar.

En son 7. ile 8. bölüm arasında gelen Rogue One spin-off’unu izlemiştik. Rogue One duyurulduğunda ya da sinema biletini aldığımda beklentim oldukça düşüktü. Fakat film sonunda Star Wars tarihinin bana göre en iyi filmi olan The Empire Strikes Back ile aynı kefede tutulabilecek kadar kaliteli bir film olduğunu gördüm. Bu ters köşeye rağmen Han Solo duyurulduğundan beri yine Rogue One’da düşündüğüm şeyleri düşünüyordum ki Han Solo konusunda o kadar da ters köşe olmadım diyebilirim. Ortalamanın oldukça üstünde bir filmdi fakat bir Rogue One etkisi yaratmadı bende.

Hikayeyi çok kısa bir şekilde özetleyecek olursak, bizim galaksinin haylaz çocuğu Han Solo’nun, nasıl Solo olduğunu anlatan bir hikaye aslında. Konu olarak çok eğlenceli ve zengin gözükse de, filmin geçtiği zaman itibariyle aslında senaryosunu yazmak oldukça zor bir hikaye. Buna rağmen Kasdan’lar oldukça iyi iş çıkarmış. Spin-off’a yakışacak bir şekilde boşluğu olan tüm noktaları teker teker doldurmuşlar. Solo’nun neden Solo olduğunu, Leia’dan önce neler yaşadığını, Lando’yu, Millenium Falcon’u ve bana göre en önemlisi Chewbacca ve Han Solo arkadaşlığının nereden geldiğini öğreniyoruz. Zaten konu bu kadar zengin olunca sanırım isteyen yönetmen ya da senarist gelsin, bu filmin kötü olmasını sağlayamazdı.

Bu kadar zengin bir konuya rağmen bazı sahneler oldukça zorlama geldi bana. Örneğin, en sonda Maul’ü görmemiz sanırım herkesi çok heycanlandırmış ve mutlu etmiştir fakat filmden çıktıktan sonra “Ne alakaydı şimdi bu?” diye sormadan edemiyorsunuz. Maul’ün oradan kurtulması bir yana (Clone Wars’ta Maul’ü görüyoruz aslında ama hikayeye bağlı olmadığı için bunu saymıyorum) Maul gibi büyük bir sith gücünün bu dönemde eğer hayattaysa nasıl oluyor da İmparator ya da Vader tarafından hissedilmiyor, keşfedilmiyor orası büyük bir muamma. Maul yerine Vader çıksa bu sefer de Vader’i iyice çocuk oyuncağına çevirdiler diyecektik evet fakat Maul yerine Vader’ı görmemiz yine de daha mantık çerçevesi içinde olurmuş. Bu gibi küçük ayrıntılar dışında senaryo bana oldukça doyurucu ve mantıklı geldi.

Ben Han Solo’yu, Whiplash’ten tanıdığımız Miles Teller’ın oynamasının taraftarıydım fakat bu filmde Alden Ehrenreich’i gördükten sonra ne kadar yanıldığımı anladım. Oyunculuk olarak daha üst bir Han Solo çıkmazdı sanırım. Harrison Ford’dan sonra bir Han Solo’yu seveceğimizi sanmıyordum fakat Alden bu önyargımızı yıkmayı başardı. Filmin diğer oyuncuları da Alden kadar başarılıydı bence. Star Wars’un son 4 sene içerisinde yaptığı atakların arasına ekleyebileceğimiz oldukça başarılı bir film olmuş. Rogue One’dan sonra bu spin-off’un da başarılı çıkmasının üzerine Star Wars evreninden gelecek diğer spin-off’lara güvenimizin tam olması gerekiyor artık sanırım. Umarım bu spin-off’ların yarısı kadar da seri filmlerine yoğunlaşırlar ve gelecek olan 9. filmi de en azından bir Rogue One kalitesinde izleyebiliriz.